8 Temmuz, 2020

giysilerini çıkarırken saklarsın bedenini

utancını giyinip yatağa uzanırsın usulca

geceyi yırtar ansızın sapsarı bir siren sesi

ben sana geç kalırım

sen bana çok erken

bir ikilemin tam orta yerindesin

öyle bir duvar örmüşsün ki gözlerinin önüne

aşık olma korkusuyla yoğrulmuş duvarın harcı  

çok uzaklarda acıyı acıya ulayan martı çığlıkları

sımsıcak sarıp ikileminden de öpmek isterim seni

görüşe çıkarılmayan tutuklular ardındadır duvarın

öfkeden şişmiştir yürekleri ama hiçbiri ağlayamaz

sonra akıp geçen yollar radyoda müzeyyen senar

arabanın camına yaslar alnını kara bir oğlan

o an hızla gerisin geri gider telgraf direkleri

penceresiz küçücük bir otel odası

olmayan bir perdesi var olmayan pencerenin

üşüyünce bir tutam bulutu çeker örteriz üzerimize

evet iki kişiyiz ancak ikimiz de sırılsıklam yalnızız

hüzzam makamında sevişmeyi bilmez değiliz oysa

seni yitirdiğim iskelede unuturum bakışlarımı

üzgün bir vapur kalkar içimizde bir yerlerden

‘sen de gitme’ türküsü iliklerimize işler geceleri

yasak şiirler edinir parasız yatılı okuyan bir kız

gelir kapıya dayanır aşık olma korkusu

sen bana çok erken

ben sana geç kalırım

kentin ışıklarının gökyüzünü kirlettiği yerdeyiz

düşümde bakmadık yer bırakmam kendinde yoksun

bulutlardan giysi diken anarşist bir terzi olur ölürüm

ahmet kerem çebi

0 Yorum

Yorum Yaz

DUVAR

DUVAR

Ziyaretçi Defteri

  • Hiç İşte / 25 Mart 2019:
    Merhabalar, Hiç İşte olarak mesajlarınızı bekliyoruz. »

bizi takip et

INSTAGRAM