9 Nisan, 2020

Savaştı…

Kan göğünde boğulan kuşlar…

Kaçan ezgilerde zaferi kovalama. Sönük gözlerin ferinde yaşamı arama.

Sürü kaçıyor. İçlerinde değilim. Biliyorum, beni de yutacak bu dalga.

Bir kız çocuğu, öfkeli trafik içinde. “Gel kıçıma çarp!” Diyor. “Çarpmasın kızım kıç da lazım insana.” Diyorum. “Doğru, benim kıçım kıymetli.” Diyor. Kanlanıyor gözleri.

Ölüm yapışmış tenine, ne yapsa çaresi yok. Ölüyor… Ölümünü seyredenlerin bakışlarında yüzlerce oyuncak.

Salıncakta sallanan yaşam…

Salıncağa ulaşanların kapabildiği yaşam…

Yaşayabilenlerin yaşayabildiği yaşam…

Ölenler savaştan artabilirse artıyor.

İnsan doluyor evin içi. Nereden geliyor bu insanlar? Bu kadar tanıdık mı olur? “Çıkın!” Diyorum. “Çıkın evimden!”

Çıkmıyorlar. Çıkıyorlar mı yoksa? Yok oluyorlar.

Ellerini tutuyorum Büyük İskender’in. Büyük İskender korkulu, yakaran sağanaklarla yağıyor toprağa. Toprak kucaklıyor İskender’in bedenini. Atı başıboş geziyor boşluğun içinde. İskender, kör baykuşun gagasında kan. İskender, milattan öncenin piçi. İskender, Makedonya’nın kafasına takılan altın taç. İskenderler ölmez mi Makedonya’da? Bilmiyorum.

Bağırsaklarında sıkışan kokularla birlikte yürüyor biri. Arada bozuk piyanistin çıkardığı seslere benzeyen sesler. Dünyanın sanat dışı galerisinden bir tablo. Troçkigrad… Doğu Troçki’de saatler susmuş muydu?

Hatırlamıyorum.

2. enternasyonalde Roza Lüksemburg’un, Beyrut’u çağrıştıran yüzü. Beyrut güzel bir Arap kızı, camdan bakıyor. Savunulmayacak gibi mi? Umut savunuyor Beyrut’u.

Zamanüstü çocuklarının apış arasındaki ter kokusunda boğulan halklar. Emperyalist yerküre, küreselleşiyor!

Zamanaltı çocukları mıydı yoksa?

Hatırlamıyorum.

0 Yorum

Yorum Yaz

DUVAR

DUVAR

Ziyaretçi Defteri

  • Hiç İşte / 25 Mart 2019:
    Merhabalar, Hiç İşte olarak mesajlarınızı bekliyoruz. »

bizi takip et

INSTAGRAM