11 Temmuz, 2020

Düşlerimi ağırladım gecelerce

kırlangıçların hüzün zamanı çekildim

kovuğuma ve konuğuma sunduğum sır

kabuslarımın kılıfı kalır içimde..

Kendimi beklemekten yorgun iskeleyim

su, şırıltısını dinleseydi ben sana

masal olurdum, yıldız olurdum

ay bölerdi düşlerini, düşlerim teninde.!

Sana sunulmamış bir ben vermekti

en büyük düşüm.! Düşüm kurumuş

senin sevdiğin çocukmuş, alışırdım

bir çocuğa senin için çalışırdım…

E      y      l      ü      l                 

– Çoban Kızı’na.. –               

Seni susuyorum, en çöl yanım bu

her bakışında bir başka kuruyorum

gölgelere ilikliyorum bedenimi

sensizliğe yanaşmıyor hiç bir bakış

her bakışta kör oluyorum..

Seni solluyorum, en yaşamsal yanım bu

pencerelere sığmıyor kabaran gövdem

neden böyle taşıyorum, neden böyle taşıyorum

bunca yüklü, geçen zaman

neden böyle taşıyorum.?

Kabaran ve kararan yürek sana aç

dilde şiir tende istek eksik durmuyor

gölgeler bile sana muhtaç

kelimeler gibi sensiz de olmuyor.!

cenk koyuncu

0 Yorum

Yorum Yaz

DUVAR

DUVAR

Ziyaretçi Defteri

  • Hiç İşte / 25 Mart 2019:
    Merhabalar, Hiç İşte olarak mesajlarınızı bekliyoruz. »

bizi takip et

INSTAGRAM