6 Nisan, 2020

önü ardı nemli

karanlığa karamsarlığa meyilli

              orjini gibi dünyanın

tırmanıyorum

tırmanıyoruz yara bere içinde

varamadan bir yere bir şeye

yine uyku yazdırıyor bana

gökyüzüyle arama giren duvarlar boyum aşıp

lakin aşınmıyor içimde esneyen kasvette boyutlar

büyüyor inatla zamana çengelli

de

ha babam eksiltiyor beni

                    yine cepten gidiyor hayat

gitmeden daha hayat

yatağım yastığım yorganımla çevreliyor

köşeli bir iç sıkıntısı cebimi

                   böğrümü bir öküz

neresinden baksan takılan uçlarda

ağırlıkla nefes alamamak

                    uykuda ölmeyi dilemişimdir hep zaten

bu koma halinde koma dediğim yalnızlık şehirlerinin

soğuk ve fırtınalı yüzünden

dahası ötesi

bilinir sahtekar bir güneş

her sabah üstümde hissettiğim

gerçeğe düşüşünde seni terk eden hayalperest bir kafa

pembe gözlükleriyle

ki

gelen

ardında  bir ikindidir

değişir yavaş yavaş siyaha doğru

ve kafam güzelleşmez artık

artan bir  ağrıda ağırlıkla daha

yazdırır bir uyku yine kendini bana

gecenin geç saatinde

yalan üstüme değene dek…

                    Songül Eski

0 Yorum

Yorum Yaz

DUVAR

DUVAR

Ziyaretçi Defteri

  • Hiç İşte / 25 Mart 2019:
    Merhabalar, Hiç İşte olarak mesajlarınızı bekliyoruz. »

bizi takip et

INSTAGRAM