15 Temmuz, 2020
f


bugün ve her zaman demiştim

senle kalan saatlerimin sıcak yarısına

bugün ve her zaman

nalı altına süpürdüğüm

erken kızaran bir kabir hayatın

yarısında ovasından uçmuş bir at

fotoğrafını çekmiş yaşadığı günlerin

üzerinden atmış, gelip geçeni yelesinden

oymak beyi olduğum dilimleri de al içersine

ölüm aranır da bulunmaz Salih!

hayat bir baş dönmesi

mutluluk saçıyor ve seni adalara uçuruyor

inan ki üzerine saldığım bu kum saati

beni anlatmıyor, zamansız şiirler döküyorum aramıza

önlerinde yaram var, şu atla birlikte:

saydığım ne varsa;  kişneyen, havayı toza bulayan

gölgesiz, mevsimi eskimiş bir aşksa örneğin

dört nağmeli müzik satırlarım

kırılmaz, ter döken insanın güçlü kanatları say

bunun neresi güçlü diyeceksen de!

deniz dişleri biriktirdim aramıza

açtığın kuyuda  ben yokum, biliyorum

istersen kalan tayları koştur önümüze

sergileme sistemimde bir bozukluk var dostum

kendini yanlış anlatıyor bu müzik

bana bağırma  bilek güreşinde

hakettiğim kadar değilim işin içinde

yılkı atlarından biri kalmak da var, yüzyılın bitiminde

istersen düş kırıklığı sayma beni

cüce doğan yalnız ben değilim fındık içi!

yüksek tavanlı bir kasaba evinde doğdum farzet ki!

nasıl da boğuldum, onun kanama bölgesindeki şen çocuk

ya da sana fırın çakmağı yakmış bir değnekçi

suyuna giriyorum, o berrak nehre

yıldızlı gökyüzü vadediyorsun, kötü resmettiğim son iki güne

ve gizli çağıldayan bir umut da benden

sahildeki kumlu arazine

hepsini ödedim geçmişimin, kimseye borcum yok

kalanlar rahat sayabilir kendini,

borca dair, imza, kefillik filan, hatta resmi senetler

dostlarla aramda, imza sirkülerim bile iptal noterlerde

bu adam yaşamadı diyen bir not bulacaksın

sana dair geçmişimde, tohum ekiminde bir düşsel kare babamdan

o halde alevlerin arasında çıkagelen bir hayalet bendeki

o çürüdü ama elleri yaşıyor‘ diyerek çektiğin fotoğrafın her karesine

akkor haline gelmiş bir yürekle selam veriyorum

daha çok uyu sana bıraktığım, kanla imzalı sözleşmede

sen sormadan hayatıma girdin

al kaşığı, çal pilavı derler ya, öyle birisin işin imza diliminde:

kuru kaşıkla özür diliyorum

affet işte!

hüseyin peker

0 Yorum

Yorum Yaz

DUVAR

DUVAR

Ziyaretçi Defteri

  • Hiç İşte / 25 Mart 2019:
    Merhabalar, Hiç İşte olarak mesajlarınızı bekliyoruz. »

bizi takip et

INSTAGRAM