5 Nisan, 2020

Ben işte böyle hiç

Sönüyorum tarihin yaktığı meşalenin gölgesinde

Boşlukla külün arasında kaldığım çoktur gece

Gece diyorum üstümü örtsene.

Terzinin dikemediği, doktorun sökemediği dna

İşte onlarla geldim, kapın. Kapın açsana

Ben işte böyle hiç

Ceketimden başka hüznüm yok

Fallar mı dersin kaderin telvesi

Raylar mı dersin hayatın son sayfası

Yaralandım diyorum 915’de dönene döne vurdular

Dirilttiler adını Nar koyduk çocukların

Kanlı, güleç, güneş vuran kapın diyorum.

Haşim, kaburgamın arasındaki çelik nasıl ağlar bilir misin?

Ben işte böyle hiç

Uzayan tırnaklarımla çok kedi sevdim.

Unuttum sonra benden geçen dünyayı

Sararmış perdelerin içindeki nikotin

Ölüyorum her uyandığımda camların kırarak açsana

İnan Ulaş Arslanboğan

0 Yorum

Yorum Yaz

DUVAR

DUVAR

Ziyaretçi Defteri

  • Hiç İşte / 25 Mart 2019:
    Merhabalar, Hiç İşte olarak mesajlarınızı bekliyoruz. »

bizi takip et

INSTAGRAM