4 Nisan, 2020

Bir avuç dolusu tohumla, ağlıyorum eğri güneş altında

Duyarak komşunun kocasının evine geldiğini

Bırakıp gittiğinde, ilk güneyli kuğular uçuyordu kuzeye

Bu sabah kuzeyli kazlar gidiyorlar güneye.

Bahar geliyor, hazan gidiyor, aşk duruyor

Hazan gidiyor, bahar geliyor, haberler seyrekleşti

Parlak kırmızı kapım kapalı, o çalmıyor kapımı;

Sadece ipek perdelerden geçen çamaşır tahtalarının takırtısı .

PİŞMANLIK DUYGULARI

Düşen yaprakları dağıttı akşam yağmuru.

Şarkı söyleyerek kırmızı iplikleri ayırıyorum.

Acımasızca, kalpsiz dostlarım tarafından

İçeriye atıldım, acı denizin ardına.

Kapımın dışında hissiz zengin adamların arabaları

Taocu kitaplar yastığımın kılıfına tıkıldı

Şimdi sade pamuklar içinde, bir daha ne bulutlardan bir

misafir, ne yeşil sulardan, ne mavi tepelerden.

Çok fazla acı veriyor, nefes almak tek başıma:

Nasıl dönebilirim sonbahar ayıyla dolu esintili avluma?

Karanlık odalarda, duyuyorum saatin tik taklarını.

Her gece lambamın yüzünden beyazlıyor saçlarım.

YU HSUAN CHI- (ÇİN)

çev: Ayten Mutlu

0 Yorum

Yorum Yaz

DUVAR

DUVAR

Ziyaretçi Defteri

  • Hiç İşte / 25 Mart 2019:
    Merhabalar, Hiç İşte olarak mesajlarınızı bekliyoruz. »

bizi takip et

INSTAGRAM