6 Nisan, 2020

gece geçer mi gündüzü?

*

hele çalsın uykudan düşünceler ;gör

döndürür yatağını yastıksız

yıl yılan olmuştur

gece zehir artık

siyahi teninde  kurdeşen talar zamanı

geçirir iplğini kalbinden ince siyah bir yelkovan sen kaşırken anıları

takılır akrep yamalandığın bir şimdinin söküğüne

holde fakir sofrası

kapıda kimsesiz bir bakış

camda kağıt perde

yakar gün ağaran yüzünü

bakışlara insan resimleri çizer yorgun elllerin

terkedişin önsözünde açlığın

sen kalbinin duşunda terli

düşer çağırdığın geçmiş seanslar üstüne ince bir sağanak gibi

Yakub’un adıyla seslenir yerçekimli ağzın

hey gençlik

behey çocukluk

bu yaş almalar mı boşalttı uykunun kucağını

ne sönüyor ne yanıyor bak gör evimin ışığı

gölgeler soframda gölgeler kapımda

boşa çıkan mendiller kaybettim geçen zamanda

gelmediniz

naftalin kokuyor şimdi içine sardığım sesiniz

ben bir terkedişin önsözünde dipsiz uçurum

ağzınızda çengelli iğne

balkonunuzda mevsimsiz boz bir meyve

beni sesinizle oyalayan bir zamandan

geldim hey!

çağım gençlik

çoçukluk belkide kendimle avuttuğum

kendimle sardığım …

                                            kollarınız var mı sizin

BALIKÇI BALIK

sazlıklar arasında kısalmıştı daha dün boyumuz

derinleşti su

çürüdü üstü

üstümüz başımız yosun

sarılıp küfümüze

daldık ölçmeden boyumuzu

pul pul dökülmeceler oynuyoruz

şimdi bizi dalganın yırttığı yerde

çekilen solungaçlarımız çamur içine

nefes kıt kanaat

zifir bola bol

kepçe kepçe

gizli gizli yıkanmakta teri gözlerimizin vasat bir ihtimalle

kimbilir içinde sulanmakta belki de fırtınalı bir denizin

kapkara bulutları avuçiçlerine salıp yüzgeçlerimizin

gün be gün uzamakta gökyüzü üstümüzde

gördüm

yaşadım

uzadıkça gördüm

yüzmüş mavinin umudu

açılmamışken ayağımızın henüz isyan perdeleri

zamanın derisini

böyle karışmışız

boğulduğumuz denizin balık sürülerine

———-karışmayıp da napacaksın

çıksan kıyamet

çıksan çürümüş su üstü

insen daha daha

alameti farika

dip

anahtarını arayan karanlık bir oda

ve çıkan nadir -çıkan tuttuğum

kanatlarımın çarptığı merhabam

kıt kanaat nefesine rastgeldiğim(gövermiş bir yüz)

babam değil-

0 Yorum

Yorum Yaz

DUVAR

DUVAR

Ziyaretçi Defteri

  • Hiç İşte / 25 Mart 2019:
    Merhabalar, Hiç İşte olarak mesajlarınızı bekliyoruz. »

bizi takip et

INSTAGRAM