9 Nisan, 2020

sen son limanımsın zebeka 
bütün hummalı tayfalarım sana emanet 
bu son görüş 
bu son gece 
ve alarga 
ne olur zebeka 
bu gece bana bulaşma 
bırak romlarla sevişeyim 
bırak deniz dibi depremleri kadar sarsak haykırıp 
üstelik senin yatağında 
ve de sensiz zebeka 
al! 
al bütün hummalı tayfalarımı! 
paraketen de sende kalsın

tek gözlü mihail’e güvenme sakın 
az daha unutuyordum 
seyir defterinde bir notun var 
şifreyle saklı adın 
kara kutudaki sarı zarf sana ait

sus! 
sus zebeka! 
az sonra gideceğim zaten 
korkum azor’daki anafordan değil 
kendi yüreğimden… 
kolay değil 
nasıl demir alırım senden 
yüreğim yüreğinde çapalıyken 
bu son görüş 
bu son gece 
ve alarga 
hummalı tayfalarım 
bozuk pusulamla 
sarhoş yalnızlığınla 
ikinci sarı zarfı –elveda– diye 
sunuyorum avuçlarına

susadım 
susadım azgın dalgalara 
sen uyurken gitmek istiyorum zebeka 
sen uyurken 
ve incitmeden sabahı 
sessizce demir almalıyım…

süzülüp giderken gemim 
öpmeliyim ellerini resminin 
gitmeliyim rotasına sesinin 
ne vakit ki kudurunca dalgalar 
sevişince gökyüzü 
çıldırınca kuşlar 
aç gözlerini usulca 
gülümse 
ardım sıra söyle şarkımızı sahile 
bir kadeh rom 
bir son liman 
ve alarga

14 eylül ’92 
galata köprüsü

Adnan Kazgan

Editörün notu: 2002 ya da 2003 yılı olmalıydı. Stüdyo İmge’nin editörlüğünü yaptığım dönemde şiirleriyle tanıştım Adnan Kazgan’ın. Ne yazık ki kendisi o zaman hayatta değildi. Bana dosyayı ulaştıran kişinin Adnan Kazgan’la ilgili şöyle bir notu vardı: “Adnan Kazgan’ın elim bir olay sonucu trajik ölümünün ardından, arkasında bıraktığı ve bu güne kadar hiçbir yerde yayınlanmamış şiirleri…”
Maalesef dosya yayımlanamadı. Daha sonrasında da Adnan Kazgan’ın nasıl ve ne zaman öldüğünü tam olarak öğrenemedim.

Hasan Uygun

0 Yorum

Yorum Yaz

DUVAR

DUVAR

Ziyaretçi Defteri

  • Hiç İşte / 25 Mart 2019:
    Merhabalar, Hiç İşte olarak mesajlarınızı bekliyoruz. »

bizi takip et

INSTAGRAM